MALATYA KAYISI MI? AT MI? DİYARIDIR…

Beyaz Atım:=)

Malatya deyince akla hemen kayısı geliyor değil mi? Artık benim aklıma kayısı değil de atlar geliyor.

Sultan Suyundaki TİGEM’e ait at çiftliği. Yarış atları buradan çıkıyor. Safkan Arap Atları yetişiyor burada. At tavlalarını gezdirdiler ayrıntılı şekilde. Çiftlik yönetimini tebrik ediyorum. Çok nazik ve kibar misafir ettiler bizleri.

Atlar, sevdiğim hayvanlar arasında en başlarda yer aldığından çiftliği gezerken sanırım kendimden geçtim. Bir ara eski bir Yarış atının üstünde hatırlıyorum kendimi:) O nasıl asalet o nasıl ihtişam…Çiftlikte gerçekten kendimi kaybettik. Hayret ve hayranlıkla gezdim.

Bizi getiren misafirperver dostlar, yöneticilerin eşleri epey bir tedirgin oldu. Ama ben oldukça keyifli zaman geçirdim. Düşmedim de elhamdülillah.

Atlarla ilgili ilginç bilgilerde verdiler. Atlar aşık olabiliyorlarmış. Bizi gezdiren rehber bayan bu bilgileri verdi. Doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama şaşırdım.  Ve tek eşli oluyorlarmış. Artık “at kadar olamadın” esprisi yapılabilir:=)

Malatya merkezde bulunduğumuz sürede Ulu camii’yi, Hasan Basri Hz.lerinin kabrini, Kırklar Şehitliğini, Silahtar Mustafa Paşa Kervan Sarayını ve eski Malatya evlerini gezdik.

Malatya çok bereketli, her taraftan sanki bereket fışkırıyor. Sanırım Fırat nehrinin etkisi büyük:=)

Yeşil yeşil bahçeler, meyveler, sebzeler, kuru yemişler…Malatya insanıda yemeği seviyor anlaşılan. Sıcak kanlılıkları, sevimli halleriyle burada da zamanımız bitti.

Bu topraklardan insaniyet, merhamet, doğallık, şefkat, iyi niyet fışkırıyor…

Ekibimizden ayrılanlar oldu. Yolda heyecanımız düştü, kalbimizin bir kısmı onlarla gitti. Rotamız Adıyaman’a doğru açıldı. Jübilemiz NEMRUT.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.