BAŞÖRTÜLÜ KIZLARLA “BUNLAR” EVLENECEK?

Nedir bu milletin bitmeyen derdi? Başörtülü kızlarla kim evlenecek? Ekonomimiz dert olmaktan çıkmış, eğitimimiz son derece başarılı sonuçlar vermiş, güneydoğu’dan şehit haberleri gelmemeye başlamış, tüm ülkece dertlerimiz bitmiş, sorunlar çözülmüş; bir derdimiz kalmış: başörtülü kızlarla kim evlenecek? Dertsiz başa dert mi desek, pişmiş aşa su mu desek? Ya da vur beline kazmayı…

Bu ne yahu işiniz, gücünüz, derdiniz mi yok. Çevrenizde kaç başörtülü var evlenmemiş?

Herşeyden önce hangi başörtülülerin meselesi bu, sadece başörtülerin mi derdi bu? Cevabını verelim; bu dert sadece başörtülülerin derdi değil. Kendine güvenen, kendini geliştirmiş, maddi özgürlüğü olan, kendini geliştirmek için çaba sarf eden bütün bayanları kapsıyor. Neden? Çünkü erkeklerin birçoğu bu kadar donanımlı bayanları kaldıramıyor. En kaldırabilirim, yapabilirim diyen erkekler bile dönüp dolaşıp gelenekle genlerine giren kadın tipini arzuluyor.

Onlara hatalarını söylemeyen, eleştirmeyen, diplomalı olsa da pek çok işe karışmayan, sadece zaafları yerine getiren, isteklerini karşılan biri olsun diye düşünüyor erkeklerin birçoğu…

Haa sakın yanlış anlaşılmasın itaat konusunda diyeceğimiz bir şey yok. Sadece erkeklerin bayanlara bakışını “anne” kategorisinden çıkartıp “eş” kategorisine koyması gerekiyor.

Küçüklüğünden beri hizmete alışık sürekli evetlerle egosu büyütülen erkekler çetin cevizlere çatınca çözümü en kolay yolda bulup tercih etmiyor.

 Çevrenizdeki fazla donanımlı bayanlara bakın ya eşleri onlardan daha donanımlı ya da tam tersi özelliklere sahip…Bazı bayanlar da evlenmeden önceki halini evlendikten sonra sindirilmiş olarak devam ettiriyor.  Ne zaman ki  iki taraf da kendi özel zevklerini, ilgi alanlarını yitiriyor işte o zaman mutsuzluklar, hayattan zevk almamalar başlıyor.  Gelsin depresyon…

Burada iki tarafa da söylenecek söz, donanımlı bayanları daha iyi anlayabilmek için erkekler kendilerini mesleki alanlarda geliştirirken, kişisel gelişimleri için çaba sarf etmeli, özel zevkler edinmelidirler. Donanımlı bayanlar da egolarının esiri olmamalı.

Donanımlı olmak yücelik değil… insana değer katan bir nimet olmalı. Ne kadar donanımlı olursanız olun ahlak süzgecinden geçmezseniz iki taraf için de hüsran olur. Ve sonuç ego savaşına döner.

Ağacın meyveleri attıkça dallar daha da aşağı eğilir hepimizin bildiği gibi. Kimse dertlenmesin herkesin bir alıcısı, bir değer bilicisi vardır. Kaldı ki Allah kimseyi kıymet bilmeyenlerin eline düşürmesin. Yoksa altın çöpe de düşse altındır.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.