ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR!

Bütün bir hafta boyunca, geçen hafta patlak veren ve devam eden Siirt olaylarıyla resmen sarsıldık. Şahsen zihnim bir yerlerde asılıp kaldı. Birçok uzman açıklama yapıyor: Toplumca şiddet cinneti geçiyoruz. Şiddet cinnetinden cinsel cinnete doğru gidiyor olaylar…

Medya’nın etkisi, olayların ifşa edilmesi konuşuldu. Hatta devlet yetkilileri açıklamalarda bulundu: “Medya olayı abartıyor” Bu olaylar normal tecavüz olayı olsa, bir nebze haklı olabilirler. Fakat olay başlı başına kendi içinde uç bir olay… Ne kadar abartılabilir?!

Tabi ki olayı ifşa ederek, üstüne defalarca bastırarak milletin gözüne parmak sokmayalım, kulaklara kar suyu kaçırmayalım.

Allah aşkına bir akıllı çıksa da olayda bebeklerini kaybeden annelerin yerine koysa kendini. Ne hissettiklerini yaşasa bir an?

Olayı dağlara çıkartmayalım tabii ki ama lütfen hasıraltı edip üstünü de kapatmayalım.

Bu olayda sorgulanması gereken o kadar çok şey var ki!

  • O sekiz tane 13-14 yaşındaki çocukların bu vakte kadar yetişmesinden sapkınlıklarına,
  • İstihbaratın yoğun olduğu bu bölgede, olayın yönetimden nasıl bu kadar gizli gerçekleştiğine,
  • Nasıl ört pas edildiğine,
  • Yetkililerin “medya abartıyor” demesinden, olayı çözüm taktiklerine
  • Belediye Başkanının çıkıp “Biz kendi aramızda anlaştık, çocuklar oyun oynamış” açıklamasına,
  • 50 bin YTL verilip susturulmuş ailelere,
  • Suç işleyen çocukların salınmasından, olayın kapatılmasına vs.
  • El insaf, el insaf, el insaf!

Arkadaşlar, dostlar, kardeşler, yetkililer bu çocuklar bahçeden elma çalmadı (ki çalsa bile onun bir cezası olur) bu çocuklar gerçekten dillere bile alamadığım şeyler yaptılar.

Bu çocuklar bırakılmamalıydılar, bırakılmamalıydılar!

  • 8 çocukla da görüşen uzmanlar, gayet bilinçli yaptıklarını söylüyor. Yani bunlar zekâ özürlü değil. Ergenliğin 10 yaşına kadar indiğini söyleyen uzmanların istek ve arzular konusunda söyleyecek sözleri de var elbette.
  • Bu çocuklar bu duruma nasıl geldi? Bizi ilgilendiren ve düşündüren kısmı bu aslında!
  • Senelerce din eğitimi, seçmeli olmalı diye bas bas bağıranlar buyursunlar görsünler geldiğimiz noktayı.
  • Bu çocuklar gökten filan inmedi, uzaydan gelmediler. Biz yetiştirdik, bu toplumda yetiştiler.

Duyarsızlık ve hissizlik hastalığından kurtulmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Hangi anne baba yoktur ki bu olayları duyduktan sonra uykusuz kalmamıştır. Bize emanet verilen çocuklarımız elimizden kayıp gitmeden tedbirler almalıyız.

Ahhh! Televizyon ve internet! Kullananlarda hiç mi suç yok? Tabii ki var. Suçlu ikili. Hala bilgisayarları çocuk odasında bulunan aileler, lütfen odalardan çıkartın. Çocuğunuzu sokakta tek başına bırakır mısınız? İşte, internet de böyle bir şey!

Son sözüm RTÜK’e… Yayın yasağı geldi geçen haftadaki Siirt olaylarına. İsabetli tabii ki… Mağdur kızları koruma altına aldı. Fakat bir taraftan iki kızı koruma altına alırken diğer taraftan televizyonlarda yayınlanan dizilerde meşrulaştırılan gayri ahlakı manzaralara, konulara, görüntülere ne zaman ses çıkartacak? Ne zaman durun diyecek, çeki düzen verecek? Ailece seyredilebilir hale getirecek?

Özgürlük naraları atarken ailelerimiz, eşlerimiz, evlatlarımız elden gidiyor. Hâsılı ateş düştüğü yeri yakıyor!

ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR!” için bir yorum

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.