UKRAYNA – LVİV (GALİÇYA CEPHESİ)

Nereye gidiyorsun?  diye sorduklarında Ukrayna’ya dediğimizde genelde yüzde gülümseme ve ne işiniz var orada? cümlesiyle karşılaşmaya alıştık. İnsanoğlu iyiliğide kötülüğü de bünyesinde barındıyor. İkisinide karşımızdakinden önce kendimizde aramalıyız diye bir not düşelim buraya. Yolculuğumuz en kuzeyden, Lviv şehrinden başladı. Lviv Polonya’ya 70 kim uzaklıkta. Avrupa’ya buradan ucuz yolla geçmek isteyenlerde bu havalimanını kullanıyor. Yalnız ne hikmetse bomboş bir havalimanıyla karşılaştık. Akşam üzeri indiğimiz hava alanında neredeyse in, cin top oynuyordu. Biraz bekletilerek, çalışanların acemiliklerine şahit olarak geçtik zor bela.

Ukrayna’nın tüm nüfusu 45 milyon. Yüz ölçümü bakımından Avrupanın en büyük ülkesi. Ülkenin genelinde üç dört kültür bir arada yaşıyor. Ülkenin yarısı Ukrayna yarısı da Rus milliyetçisi. Lviv sempatik bir şehir. Ukrayna’nın kuzeybatısında. 720 bin nüfusuyla, Ukrayna’nın 7.büyük Şehri. Daha çok Orta Avrupa etkisinde olan, Ukrayna milliyetçiliğinin yüksek olduğu bir bölge. Evler çok hoş genelde tek katlı ve bahçeli

Lviv, Çanakkele savaşlarında Galiçya cephesi diye geçen bölgeymiş. Bu topraklar Osmanlıya aitmiş. Bir ayrıntı,  Osmanlı balkanlarla ilgilendiği kadar buralarla ilgilenmemiş. Balkanlardaki gibi Osmanlı imarları yok. Birçok sebebi vardır muhakkak ama yukarıdaki Rus gücünden kaynaklandığı söyleniyor.

Pazar birimleri Grivni. Her ülkede değişen para birimlerini öğreten bir program olsa iş kolaylaşır. Yoksa bazen gidene kadar anca çözülüyor. Buradaki insanların problem çözme özellikleri bizden çok farklı. Aynı anda birçok iş yapma yetileri düşük. Bizim ülkemizdeki gibi sigara yasakları çok. Hatta burada alt geçitlerde dahi yasak. Otellerde zaten yasak. Hizmet sektörü oldukça yavaş. Bunu bir restaurant da sipariş verdiğinizde daha rahat görebiliyorsunuz.

Şehir merkezindeki opera binasında görülebilir. Avusturyalılar şehrin üstünden geçen nehri şehrin altına almışlar ve üzerine inşa etmişler. Opera binasının da altından nehir geçiyor. Geneli Katolik.

Yüz yıldan fazla süre Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Lviv, o dönemde yapılmış ve bugün hemen hemen tamamı korunmuş olan binalarıyla, şirin bir Orta Avrupa şehri. Rus yönetiminde hemen hiç kalmamış olan bu şehir, Ukrayna’nın bambaşka bir yüzünü oluşturur. Opera Binası, Ünlü Maria Zankovetska Tiyatro Binası, Svobada Meydanı en eski katedral ve kiliselerin bulunduğu Eski Şehir Meydanı gezilebilir. Aynı zamanda Eczacılık müzesinde bir ilaç yolculuğuna çıkabilirsiniz. Oldukça ilgili çekici eczacılığın ilk başlaması, bitkilerden yapılan ilaçların yapım aşamaları ayrıntılı gösteriliyor.

Şehir merkezine hemen hemen 50 km uzaklıktaki Padgoretski ve Oleski şatoları gezilebilir. Şatolar ne hikmetse hiç ilgimi çekmemiştir. Hep sanki birileri gizlenmiş ve hala yaşıyor gibi gelir.

Bir cevap yazın