NE PAYLAŞIYORSAN O SENSİN!

Hazetmiyorum; Sosyal medyada sürekli eşlerini, çocuklarını, cenaze merasimlerini, mezarlık görüntülerini, okul pikniklerini, çocukların karnelerini, söz, nişan, düğün görüntülerini, şu salâvatı 10 kişiye gönder mesajlarını…Ne paylaşıyorsan o sensin!

Bir yaşına giren evladının süslü,  abartılı kutlaması sence kime yarar? Bebeğin markadan, pastanın büyüklüğünden, çeşitlerden haberi mi vardır? Kim tatmin olur bundan? Çocukcağız ışıltılardan, kalabalıktan, telaştan bir şeyler olduğunu anlar sadece. Abartı, şaşaa, gösteriş…

Geçenlerde bir giyim mağazasında tezgâhtar bir müşteriye gösterirken şahit oldum, kıyafetin ismi; “Sünnet annesi kıyafeti” Gelinliğe çok benzer, kabartısı yok… İçimden bu neyin kafası? Demeden edemedim… Çocuk yıllar önce sünnet ediliyor, ailesi yıllar sonra sünnet düğünü yapıyor? Neden? Abartılı, şaşaalı, gösterişli…

Söz, nişan, düğün… En özel anlar, birbirini seven çiftler sizce neden bunu herkese göstermek ister?

-Bakın beni seven biri var? En iyisi bende.

-Bakın bizim çok paramız var ve ne harika bir söz, nişan, düğün yaptık

-Dillere destan oldu, kıyafetim çok konuşuldu.

Yıllarca flört edilmiş, söz takılmış, bir yıl nişan yapılması beklenmiş, bir yılda düğün…Bunlar evlense beş yaşlarında çocukları olurdu…Birilerini memnun etme, başkaları ne der, aman içinde heveste kalmasın saçma söylemleriyle mahvolan hayatlar…O enerjiyi kendisini geliştirmeye, eşine, çocuklarını eğitmeye adasa daha kârlı değil mi?

Özelde birbirimizi memnun etmenin yönü başkalarını memnun etmeye döndüğü sürece kimse gerçek mutlu olamaz.

Karne günleri… Başarının göze sokulma çabası. Özellikle anneler arasında çocuklarının üzerinden prim sağlamayı tercih eden bir grup var. Bu başarı aslında benim, bende onunla çalıştım ve başardık. Tabiî ki öyle, sen olmasan zaten o başaramazdı da bunu sosyal medyada tanıdık tanımadık herkese göstermenin anlamı ne?

Pazar kahvaltıları…Bir grupta sanki start verilmiş ve bir yarışın içindeymiş gibi pazar günü fellik fellik pazar kahvaltısı mekân paylaşımları telaşında… Tamam, gezin, dolaşın, yiyin, için de sürekli masanın her köşesinden selfi paylaşmanız neden?

Anlayamadığım bir paylaşımda mezarlıklar. Vefat eden yakınının mezara indirilişini, cenaze merasimlerini paylaşmak hangi duyguya hizmet eder? Kabir taşının fotoğrafını paylaşmaya gerçekten anlam veremiyorum.

10 salâvatı yirmi kişiye gönder, bu yazıyı on kişiye gönder dileklerin kabul olsun mesajları. Bunlara hala inanan var mı? Bunlar birer yem. Lütfen paylaşmayın, beğenmeyin, tıklamayın bile.

Bizim küçük hamlelerimizle birileri duygularımızı kullanarak prim yapıyor.

Neyi paylaşacağız? Paylaştığınızda diğer insanlara katkıda bulunacağını düşündüğümüz her şey, keşifleriniz, okuduklarınız, gözlemleriniz, gezdiğiniz yerler, gittiğiniz mekânla ilgili tavsiyeler, başardığınız bir çalışma, tecrübeleriniz, tadında anlarınız… Vs

Özel günlerimiz tabii ki olsun, birbirimizi hatırlayalım, birbirimizi sevelim… Ama özel kalsın… Çarşaf çarşaf özel anları paylaşmak aslında özelliği yitirdiği gibi, ruhunu da boşaltıyor.

Sonra ağzımda tat kalmadı, eşimle, çocuğumla aram iyi değil, kendimi iyi hissetmiyorum, üzerimde nazar var… Sen özelini yüzeyselleştirdin, kendi ellerinle pazarladın. Sonucuna da katlanmalısın.

Sosyal Medya bir pazarlama aracı. Neyi paylaştığınız neyi pazarladığınızla orantılı. Çok acı.

Bir cevap yazın