Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Myspace button
Delicious button
Digg button
Flickr button

Yollardayım.net "Tebdili mekânda ferahlık vardır"

İSPANYA / CORDOBA

İspanyada en çok hüzünle dolduğum, hatta ortasında oturup hüngür hüngür ağlayacağım yer; Cordoba.

Guadalquivir nehirinin üstüne kurulmuş bir şehir.  Cordoba Endülüs devletinin başkenliğini yapmış. O dönemde 600 camii yapılmış şehre. Fakat şu an hiç biri yok.

Endülüs İslam Devletini kuran Birinci Abdurrahman, Kurtuba’da çok büyük bir cami yaptırmak istedi. Caminin yapılmasına 785 senesinde başlandı. Birinci Abdurrahman’ın ömrü, camin bittiğini görmeye yetmedi. 787 senesinde öldü. Ondan sonra hükümdar olan oğlu Hişam ve torunu Elhakem caminin tamamlanmasına gayret ettiler. Cami on senede tamamlandı. Fakat, bundan sonra, her sene bir parça ilave edilerek en son şeklini 990 yılında yani ancak 205 sene sonra aldı. İkinci Elhakem 976’da camiye altından bir minber yaptırdı. Aynı anda 22 bin kişi namaz kılabiliyordu.

Caminin 20 kapısı var. Kapıların önünde özel portakallıklar kurulmuş, her taraf yeşilliğe bürünmüş. Caminin etrafında bahçeler, havuzlar, fiskiyeler, çeşmeler de ayrı bir güzellik katmış. Zemin mermer ve süslü tahtalar ile işlenmiş.

Hıristiyanlar, 1492’de Endülüs Devletini mahv edip Kurtuba’ya girince, ilk iş olarak, bu camiye saldırdılar. Camiye sığınan Müslümanları merhametsizce boğazladılar. O kadar ki, caminin kapılarından kan akmaya başladı. Ondan sonra, altın minberi parçalayarak aralarında taksim ettiler. Fildişinden yapılmış rahleleri paylaştılar. Tüm saygısızlıkları yaptılar. Caminin içine bir kilise koymaya karar verdiler. En azından 400 kıymetli mermer sütun yıkıldı. Camiiyi gezerken sanki duvarlar inliyor gibi. Nasıl bir hüzün çöküyor kelimeler yetmiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir