Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Myspace button
Delicious button
Digg button
Flickr button

ROMENLERİN ÜLKESİ / TRANSİLVANYA / BÜKREŞ

Vizemiz varken birde Romanya’ya gidelim de aradan çıksın diyerek başladığımız bir yolculuk. Romanya dağlar ve yeşillikler ülkesi.

Romanya deyince hemen bir çok insanın aklına Romanler geliyor. Romen ve Roman ayrı. Ülkenin %4’ü çingene, roman. 2007 yılında AB’ye girdi. Tabii bir Avrupai hava esiyor ama o kadar da değil. Bulgaristan’dan sonra Avrupa Birliği en fakir ülkesi. Tuz madenleri ve diğer madenler çok. Dağlık bir bölge. Henüz kirletilmemiş bir doğası var.  Hafta sonu olduğundan ve turistik bir bölgeye gittiğimizden trafik vardı.

Şatolar bölgesi diye geçen Romanya’nın kuzey kısımları görülmeye değer. Transilvanya bölgesi olarak geçiyor. Transilvanya bölgesi beklediğimizden daha da güzeldi.

Yolculuğumuz biraz meşakkatli başladı. Saatlerce sınırda bekledik. Hatta bir ara geri dönme ihtimalimiz bile oldu. Her zamanki gibi kadınların yoğun olduğu bir hafta sonu turuJ Resmi işlemleri tamamladıktan ve 10 saatlik bir yolculuktan sonra Sinaia bölgesine ulaştık. Dağlık ve serin bir yer.

Avrupa’nın en güzel şatolarından biri olan Peleş Sarayı ile başladık. Harika bir doğanın ortasında, insanın yaşlanası gelmez dedirtecek güzellikte.

Burayı ziyaret ettikten sonra Bran şehrine hareket ettik.  Osmanlı tarihinde Kazıklı Voyvoda olarak bilinen III.Vlad’ın Kont Drakula filmlerine konu olmuş ve vampir efsanesinin doğduğu gizemli Drakula Şatosunu ziyaret ettik. Açıkça söyleyebilirim çok kasvetli. Artık burada yaşanan zulümlerden mi? Yoksa yerin özelliğimi bilmiyorum çok sıkıldık. Sanki üzerimize bir şey oturdu ve kalkmak bilmedi. Akşama doğru  Braşov şehrine hareket ettik.

Ortaçağ Alman Rokoko üslubunda inşa edilmiş tarihi yapıların yer aldığı bu şehirde Kara Kilise, Şehir surları, korunmuş dar sokakları  başlıca göreceğimiz yerler arasında.

Tur programımızın ardından gecelemeyi yapacağımız Transilvanya Bölgesinin doğası en iyi şekilde korunmuş Sinaia Şehrine geçiş yaptık. Müthiş bir doğa’nın ortasında, engin dağlara bakarak sabahladık.

Ertesin gün yolculuğumuz Romanya’nın başkenti olan Bükreş’le devam etti. Doğu’nun Paris’i Bükreş’ olarak geçiyor ama neden böyle söylenmiş anlamlandırmadımJ İhtilal Meydanı, Üniversite Meydanı, Milli Tiyatro. Çavuşesku tarafından yaptırılan “Halk Evi” , Garnizon binası, Bükreş Tarih Müzesi hızlıca gezebileceğiniz yerlerden. Hepsi birbirine yakın. Ardından çok hoşumuza giden Köy müzesini gezdik. Romanya denince ilk aklıma gelecek yerlerden sanırım. Geleneksel köyler, evleri,  yiyecekler, giyimleri vb. şeylerin sergilendiği ve satışın yapıldığı şeker mi şeker bir yer. Doğallığı içinde yansıtmaya çalışmışlar. Etrafta geleceksel kıyafetleriyle satıcılarda dikkat çekiciydi. Artık dönüş zamanı diyerek uzunca bir otobüs yolculuğundan sonra iki sınır geçerek ülkemize döndük.

Bir Cevap Yazın

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>