Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Myspace button
Delicious button
Digg button
Flickr button

ARNAVUTLUK(ALBENİA)-TİRAN YOLU…

Tiran benim için sürpriz oldu. Arkadaşlarla gitmeyi planlayıp son dakikalarda planlamadığımız yönde giden bir gezi oldu.

O bölgede gitmediğimiz bir Arnavutluk kalmıştı. Tiran içimizde kalmasın diyerek yola düştük. Biraz farklı bir seyahat olacağı belliydi.

Bir turla gitmedik. Uçakla yaklaşık bir buçuk saatlik bir yolculuk var. Havaalanında hemen çıkışta pembe renkli RİNAS EXPRESS adlı otobüsle şehir merkezine gittik. Yarım saatlik bir yolculuk.

Son durak Tiran’ın merkezi. Skandeberg Meydanı. Bir çok şey bu meydanın çevresinde toplanıyor. Para birimi Lek (ALL) bu arada.

Şehrin tam ortasında bulunan bu meydanda Arnavutluk’un halk kahramanı İskender Bey’in heykeli, opera binası dikkat çekiyor.

Ayrıca meydanın ortasında Osmanlı döneminden kalma Ethem Bey Camii ziyaret edilebilir.  Namaza kılınabilir. Caminin içindeki çiçek motifleri makedonyadaki camilere çok benziyor.  Aynı çoğrafya, aynı topraklar, aynı hisler.

Camii’nin hemen arkasında olan Saat kuleside dikkat çekici. Hacı Ethem Bey tarafından  yaptırılmıştır.

Meydanda İskender Bey heykelininin arkasında aşağı doğru gidip solda büyük Piramiti görebilirsiniz. 14 Ekim 1988 yılında açılan Piramit önceleri “Enver Hoca Müzesi” olarak hizmet vermiş. Enver Hoca’nın kızı ve damadı tarafından tasarımı yapılan Piramit 1991 yılında konferans ve sergi salonu olarak tekrar düzenlenmiş. Piramite uzaktan çıkışı kolay gibi gözükse de gözüktüğü kadar kolay değil. Çıkmaktan ziyade inmek bence daha zordu. Tabii yukarıdan tüm Tiran’ı seyredebilirsiniz. Buraya kadar gelmişken Piramite mutlaka çıkın. Piramitin hemen alt tarafında Barış Çanı dedikleri ilginç bir sanat eseri mevcut. 1990’larda yaşanan çatışmalardan arta kalan mermi kovanları kullanılarak yapılmış.

Piramitin hemen karşısında büyük bir park mevcut. Devasa ağaçların ve havuzların yer aldığı parkta dinlenebilir ve etrafı gözlemliyebilirsiniz.

Bu çevrede komünizm döneminden kalma kutu kutu evlerde dikkat çekiyor. Park’tan dönüşte sağa doğru ilerlerseniz; Kisha Ortodoks Katedrali’ni ve Piramit Kültür Merkezi’ni görebilirsiniz.

Meydanın karşı tarafında yani rinas express’in sondurağından iki sokak aşağıda bir camii daha var. Küçük bir cami. Biraz tuhaf gelmedi değil.

Tiran’da yemek olayı biraz sıkıntılı. Düzgün yemek yiyeceğiniz bir yer bulmak oldukça zor. Büfe tarzında börek satan yerlerden börek yiyebilirsiniz. Açıkçası Bosna Hersek ve Kosova’dan sonra buradaki börekler beni o kadar etkilemedi.

Dikkat çeken bir şeyde her tarafta ikinci el kıyafet mağazalarının olması. Bu tabii halkın maddi durumuyla da biri bir ilişkili.

Genel olarak pahalı bir şehir değil. Güven duyabileceğiniz bir yer. Herkes kendi halinde yaşayıp gidiyor gibi:) Sana dikkat etmiyorlar bile. Kadınlarda dikkatimi çeken önemli bir ayrıntı. Abartılı değil ama geneli bakımlı. Orta yaşlı olanlar bile gayet düzgün giyimli ve bakımlı gözüküyor.

Tiran’a iki gün fazlasıyla yeter. Bir haftasonu gidebilirsiniz…

Bir Cevap Yazın

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>