Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Myspace button
Delicious button
Digg button
Flickr button

MACARİSTAN GÜNLERİ…BUDAPEŞTE-ESTERGON -VİSEGRAD

Shengen al benisi çok olan vize. Doğu ülkelerine gitmek o kadar kolay ki. Pasaport’un varsa biletini alıyor ve uçağa biniyorsun. Avrupa ülkeleri öyle mi? Günler önce Shengen için evrak topluyorsunuz. Sanırım yirmialtı başlıkta dosya topladık. Allah’tan çalışıyoruz da bir çoğunu şirket halletti. Shengen hatıramı anlatmadan geçemeyeceğim. Bizlerde herkes gibi shengene özel fotoğraflarımızı çektirdik. Bilindiği gibi ülkelere göre biyometrik fotoğraf ölçüleri değişebiliyor. Örneğin İran’a girerken farklı, Arabistana girerken farklı, ABD’ye girerken farklı ölçülerde ve netliklerde çekiliyorsunuz. Tur şirketi bizim yerimize vize alacağından belgelerimizi kendilerine gönderdik. Fakat vize departmanından bir akıllı resimlerimizi beğenmedi. Ve kulaklarımızın görünmesi gerektiğini  hatta çene altı vs açılması gerektiğini söyledi. Önce şaka yapıyor zannettim. Fakat saçmalığı tüm gerçekliğiyle savundu. Bizim gibi başörtülü herkes mi bu şekilde yapıyor dedim. Evet demez mi? Açıkçası buna daha çok şaşırdım. Tabii okul için giden veya turla gitmeyenler nasıl yapıyordu aklıma takılmadı değil. Bende konsoloslukla görüşeceğim diyerek telefonu kapattım. Ertesi gün konsolosluğua resmimi taradım ve bu resim uygun mudur diyerek mail attım arkasında da telefon ettim. Tabii mail içeriğinde dini sebeplerden dolayı başörtülüyüm ifadesini yazarak. Konsolosluktaki bayan hiçbir sıkıntı olmayacağı belirtince şaşırmamak elde değildi. Hatta bir hafta sonra maillime konsolosluktan resmi cevap gelince dahada şaşırtıcıydı. Çek Cumhuriyeti dini tercihlere saygı duyar ve ayrımcılık yapmaz vs gibi.  Tur şirketlerinin risk almamak için düzgün başörtülülere bile kulaklarını boyunlarını açtırdıklarını bu sayede öğrenmiş olduk. Vizede hiçbir sıkıntı yaşamadan shengenimizi aldık. Fakat siz siz olun tur şirketlerinin saçma sapan isteklerini hemen kabul etmeyin. Direk konsoloslukla görüşmek en sağlıklısı.

Neyse her halikarda shengen vizesi Avrupalıların sanki ülkeme gelmemen için elimden geleni yapıyorum mahiyetinde bir vize. Kendinizi bir dışlanmış ve öteki hissediyorsunuz…Uçağımız  sabah erken saatteydi. Direk Budapeşte hava limanına indik. Yolculuğumuz iki saat kadar sürdü.

Macaristan bir orta Avrupa ülkesi. Bazıları bu ülkelere Avrupa’nın arka bahçesi de diyor. Bir zamanlar Doğu bloku ülkerinden olduğundan. Sovyet etkisi var.Avrupa birliğinin en fakir ülkelerinden. En çok Çingene nüfusü Macaristan’da. Milliyetçi olduklarından dillerine yabancı kelime almamışlar. Dillerinin melodisi de farklı.Dünya’nın en güzel aydınlatılan ülkesi. Akşam Tuna boyu ışıl ışıl oluyor.  Görülmeye değer bir güzellik…Forit denilen bir para birimi kullanıyorlar.Budapeşte Macaristan’ın başkenti. Tuna nehrinin en güzel geçtiği şehir Şehrin ortasından süzülüp geçiyor. Avrupa mafyasının en güçlü olduğu bölge aynı zamanda.  Verginin yüksek olduğu şehir ayrıca.

Buda ve Peşte olarak iki kısımdan oluşuyor. Binalar beş altı katlı.Tabii eski Rus evleride fazla. Küçük evler. 25 30 mt2 evler.

Peşte kısmı ticaretin yoğun yapıldığı bölge.

Peşte de ilk ziyaret ettiğimiz yer Kahramanlar Meydanı. Bu meydanda 17 bin Macar genci öldürülmüş. Sergi sarayı, Güzel sanatlar müzesi, anıt mezarı ziyaret ettik. Hemen arkasından güzel bir dere geçiyor.

Budapeşte de ve bu bölgelerde gece hayatı yaygın. Cuma, cumartesi akşamları alkol tüketimi  tavan yapıyor. Gece klup hayatı yaygın. Evleri küçük olduğundan dışarıda buluşmayı tercih ediyorlar. Sentetik uyuşturucu kullanımı oldukça yayınmış rehberimizin söylediğine göre.

Macaristan’da özel hastane yokmuş. Hiçbir ilaç reçetesiz satılmıyor ayrıca. Aile hekim uygulaması burada da var. Aynı zamanda özel okulda hemen hemen yok gibi. Avrupa Birliğinde intihar oranının en yüksek olduğu bölge.  Boşanma oranı çok yüksek. Tabii evlerin metre karesiylede bunların ilgisi olduğunu düşünüyorum. 25 mt2’de yaşam zor olmalı.

Budapeşte akşam ışıl ışıl. Fakat saat 24.00’de ışıklar söndürülüyor.

Çeşmeden akan su içilebilir düzeyde. Avrupa’da su sıkıntısı çekmeyecek iki ülkeden biri. Biriside Slovakya.

Macaristan’ın bir diğer şehri Estergon…Dünya’nın en büyük Katedrallerinden birisi burada. Estergon Katedrali.  Çok güzel bir tuna nehri manzarası var.  Katedralin hemen arkasında Estergon kalesi var. Burada kale olmasının sebebi Tuna nehrine sahip olmak. O dönemlerde tuna nehri ticaret yapılan bir yer. Ona sahip olan vergiyse sahip oluyor.

Estergon’da milliyetçilik damarlarım kabartmadı değil. Ecdadın buralara kadar gelmesi hem bir yiğitlik hem de bir hüzün veri bize.

Estergon’dan Macaristan’ın diğer bir şehrine Visegrad’a geçtik. Visegrad Tuna’nın kenarında yazlık bir bölge.Visegrad’ta öğlen yemeğimizi yedik. Ceylan eti çorbası gayet lezzetliydi. Bu bölge av bölgesi. Yurtdışından buraya avlanmaya geliyorlar. Öğle yemeğinde içtiğimiz zencefil gazozuda bizim için değişik bir tecrube oldu. Niğde gazozunu andırıyor ayrıcaJ

Szentendere Artistler köyü’de bu bölge’ye gelindiğinde uğranması gereken bir yer. Özellikle alış veriş yapmak isteyenler, hediyelik eşya almak isteyenler gelmeli. Şunu da söylemeden edemeyeceğim Macaristan pahalı bir ülke. Doğu ülkelerinin ucuzluğundan sonra bana pahalı geldi.

İnsanların yüzleri bir karamsar bir karamsar bizim gibi güleryüzlü insanların yüzüne bir süre sonra tebessüm edebiliyorlar. Alış verişte katiyyen pazarlık yapılmıyor. Sanki bir duvara çarpmış gibi oluyorsunuz. O ifadeyi kullanmak istemiyorum ama “meymenetsiz” bir surat ifadeleri var. Siz mi müşterisiniz yoksa onlar mı? karıştırılabiliyor.

Hava kapalıydı fakat bahar öncesi renk tonlamasını her zaman sevmişimdir. Kahverengi ve yeşil tonları. Değişimin dönüşümün çağrıştırıcısı.

Avrupa ülkelerinde bizim gibilerin en çok sıkıntı yaşayacağı mesele maalesef ki tuvalet. Hele’de abdest ve namazınız varsa bir imtihan. Allah yardımcınız olsun. Klozetlerde tuvalet musluğunu biz Türkler bulmuşuz. Ne iyi de etmişiz. Osmanlı buralara kadar gelmiş tuvalet temizliğini de öğretselermiş pek iyi olurmuş…

Macaristan fotoğraflarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.yollardayim.net/?p=2755

Bir Cevap Yazın

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>