Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Myspace button
Delicious button
Digg button
Flickr button

BU BİR “BABA” YAZISIDIR…

Yollardayız ya sözüm ona başımıza her şey geliyor. Kayıplar, kazanmalar, gidişler, gelişler, sevişler, ayrılışlar…

Bizden önce gidenler bize neyi hatırlatır?

Söyleyemediklerimizi mi? Yaşayamadıklarımızı mı? Dünya’ya bağlılığımızı mı? Yoksa boğazımızda düğümlenen ifadelerimi…

Bizden önce gidenler bize ne anlatır.? Ayrılık acısını mı? Bir daha göremeyeceğimizin kabullenişini mi?

Nasıl bağlıyız ki fani dünyaya. Fani olduğunu bildiğimiz halde nedendir bu kadar sevmek?  Nedir bu kadar bağlanmak?

Bırakamayacağımız işlerimiz midir? Sevdiklerimiz mi? Kazandıklarımız mı? Kaybettiklerimiz mi? Nasıl sevgidir bu dünya’ya?

ÖLÜM… Birinin vefatını duyduğumuzda tanımasak bile bir hüzün gelir içimize.Kurtuldu deriz bazen, bazen ne kadar erken gitti…Bazı olaylar vardır yaşanmayınca anlaşılması zor. Sadece anlayış gösterdiğimiz durumlar, sadece hüznünü paylaşa bileceğimiz durumlar…İşte baba vefatı da öyle bir şey…Kesinlikle isyan,nedeni sorgulama anlaşılmasın. Bu sadece hüznün ifadesi. Eyvallah der başımızın üstünde tutarız gönderileni…fakat bu durum insan olduğumuzu, yaşadığımızı hissettirir bize…

BABA…Yeri dolmaz, yokluğu değil de varlığı sürekli hissedilir varlık…Yaş ne olursa olsun kaybından derinden sarsılacağın kişi… Tarif edilemez bir boşluk.

Bayram günü gidişiyle ne kadar çok miras bırakmış bize …Allah korkusunu, yalan söylememeyi, tok gözlülüğü, iyilik yapmayı, insanları sevindirmeyi, önemsemeyi… Hiç bir zaman çok paralar istemedi, kimsenin malını, mülkünü konuşmadı. Birinin dedikodusunu veya gıybetini yaptığına şahit olmadım. Evlatları için çok fedakarlıklarda bulundu…

Çocuklarına hizmet eden bir babaydı. Onca yaşımıza rağmen sabah, akşam gece fark etmez hizmet ederdi. Haftasonu geleceğim zaman önceden istediğim menüleri hazırlar, ne canım çekiyorsa elleriyle yapardı.  Gönül almayı ve insana değer vermeyi bilirdi. Yumuşak huylu, merhametli, güler yüzlüydü…Hatta bazıları ona “Bal Mahmut” diye lakap takmıştı. Öğrenimi belki yoktu ama eğitimliydi.

Nasreddin Hoca gibiydi. Hikayeleri, fıkraları boldu…Hikayelerinden bir tanesi; Yedi çeşit yüzme bilen merkep:=) Denize düştüğünde hangi yüzme çeşidini kullanayım derken boğulup giden, hayatın içinde de karar veremeyenler için anlatırdı…Her zaman aklımın ucunda olan bir hikayedir.

Ortada olmayan arabaya binenlerin hikayesi…Gereksiz hayallere kapılmamak için…

Birine aşık olan kızın hikayesi. Babasının kızın ağzından sevdiği kişinin adını aldığı takdik…

Farkettim ki aslında ben, beni en iyi dinleyen ve en çok saygı duyan kişiyi kaybetmişim… Beni her zaman destekleyen, bana sonsuz güvenen kişiyi kaybetmişim…

Herkesin anne ve babası kendisine özeldir…Asla karşılaştırma kabul etmeyen bir konu…Herkesin iletişimi kendisine has…Bir kız çocuğu olarak babamla aram elhamdülillah ki her zaman iyi oldu. Hayatın içinde bana en çok güvenen, destekleyen ve saygı duyan oydu. O bazı konulara müsaade etmeseydi belki bugün bulunduğumuz yerlerde olamayacaktık. Sevdiğini gizleyen biri olmadığı için her zaman sevildiğimizi bildik…Çok paralarımız olmadı ama mutlu ve huzurlu yıllar geçirdik.

Bu dünya yolculuğunda yolunu diğer dünya’ya çevirmesinde muhakkak sayısız hikmetler ve nimetler var…Hamdolsun Rabbimize ki vaktinin en kararlı zamanına tain etmiş. Kaybettiklerimiz elbette kazanç kapısında…

Babasını hiç görmeyen,tanımayan  ya da küçük yaşta kaybedenler için ne büyük nimettir ahiret hayatı…Ölümler, kader ve ahiret inancımızı güçlendiriyor.

Canım babamın küçüklüğümüzden beri her sabah ve akşam sesli okuduğu “Huvallahullezi…”ayetleri kulaklarımda bir ömür boyu çınlayacak…Onun yokluğunun verdiği kırılmışlık hissi Yaradana daha bir yaklaştıracak şüphesiz. Rabbimize hamd ve şükrediyoruz bizi bu fani dünyada emin ellere emanet etmiş…Cennette buluşacağımız günleri hayal ediyoruz…Allah ebedi cihanda ayrılık yaşatmasın, bu dünyada hikayeler Allahtan kısa…Ne mutlu iki cihanda Rabbiyle birlikte olanlara…

6 Comments

  1. r canan özkılıç
    11 Aralık 2013 19:33

    bir ayrılığa böyle bakmak ne güzeldir…

  2. bir garip hüzün
    11 Aralık 2013 22:17

    Gözlerim yaşardı okurken. Daima sizinki gibi bir babam olsun isterdim. Maalesef benim babamdan aldığım Allah korkusu dürüstlük gibi değerler olamadı. Babam çok bencil ve sadece kendini düşünen bir adamdı. Yazacak olsam sayfalar yetersiz kalır. Öyle ki onun için dua dahi etmek içimden gelmiyor. fedakar, insanların saydı duyup sözünü dinlediği bir babam olmadı. O sebepten dürüst, imanlı, iyilik sever, kalp güzelliği ve hilm vasfı yüzüne yansımış babanızdan dolayı gözlerim yaşardı. Onu kaybetmişsiniz. çok acı ama ne mutlu size ki öyle bir babanın evladısınız. Onu hayırla ve güzelliklerle anıyorsunuz. Rabbim babanızı cenneti ile cemali müşerref eylesin inşallah..

  3. ertugrul
    12 Aralık 2013 11:43

    Kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olsun inş, firdevs cennetinde efendimiz sav e komşu olanlardan olmamız duasıyla inşaallah. Başınız sağolsun

  4. Bilal YALÇIN
    13 Aralık 2013 11:23

    Söyleyebileceğim tek şey umarım evlat sahibi olarak bende geride beni böylesine anan çocuklar bırakıp iyi bir baba olmak. Allah rahmetrini esirgemez inş. Kabir ve Cennet netindeki güzel bahçelerde yaşarlar.

  5. Gönül
    25 Kasım 2014 13:33

    Sevgili Arsal, en değerli şey ölümden sonra arkanızdan dua eden ve sizi sevgiyle saygıyla özlemle anan kişiler bırakmak ne mutlu babanıza o da sizler gibi güzel insanlar bırakmış. Bende kendisine Allahtan rahmet diliyorum nur içinde yatsın.

  6. Hülya Özçelik
    18 Şubat 2017 09:42

    Sayin Arsal,babanıza ve göç etmiş tüm babalara Allah rahmeti ile muamele etsin.Amin.Henuz yaşayanlara da rahmeti, cenneti kazanabilecek ömür nasip etsin.Amin.

Bir Cevap Yazın

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>